Tabiatın şiiri hiç bitmez.  

“İSTANBUL FISILDAR: BEN BİR KADINIM“ SERGİSİ AÇILDI

 
“İSTANBUL FISILDAR: BEN BİR KADINIM“ SERGİSİ AÇILDI

Belma Demir Akdağ /İstanbul (Efece Haber) - 6 Mart günü elab laboratuvarda “İstanbul Fısıldar: Ben Bir Kadınım” sergisi açıldı. Sanatı günlük hayatımıza dâhil eden, kent hayatına estetik çözümler öneren Şeli Art Project kapsamında açılan sergiler ‘Her yerde sanat’ sloganıyla etkinliklerine devam ediyor. Sanatçı, Lale Akyol, Fatih Alkan,Nermin Alpar, Kenan Çapan, KübraDemir,Levent Elpen Deniz Atay Wohlwend’ in eserleri sanatseverlerle buluştu. Sanatçılar eserlerini yaparken duygularını İstanbul ve Kadın üzerinde yoğunlaştırmışlar.
 
 
Sanatçı Lale Akyol, “İstanbul’a şevkatle, aşkla, sevgiyle bakmak gerekir; bir kadına bakar gibi… Kadın sevildikçe güzelleşir; sevgi dolar, coşar, her şeyi sarıp sarmalar, sıcacıktır, sığınaktır, anaçtır. İstanbul da sevilmek ister, kadın gibi… Özen ister, saygı bekler. Onu anlamak dinlemek gerekir. Duyarsız olana çözülmez bir bilmecedir. Onun güzelliğinin yanında kaosundan da bahsedilir. Tıpkı kadının denize benzetildiği gibi… Oysa onun size verdiklerinin yanında kaos nedir ki!” diyor.
 
 
Nermin Alpar’ın görüşleri şöyle: “Kadınım ben, özgürüm, ruhum heyecandan yana, anneyim sevgi benim tabiatımda var, sevgiyle yumuşak, şiddetle taş kesilirim ben. Gölgeyim ben, Doğa ana, Toprak ana, Kybele’yim, Hera’yım, Jean darc’ım ve Afife’yim ben, Her yüzyılda varım Renklere âşık benim, Çılgın, Yaratıcı, Doğurgan ve Üretkenim ben, Ben Anadolu’yum, Kadınım BEN” Kenan Çapan da şunları ifade ediyor: “Kadın öncelikle bizim gibi toplumlarda emek ve üretim sisteminde en altta ve en ezilen hakları gasp edilen kesimlerdendir. Yalnızlaştırılan kadının tepkisi de bireysel kaldığı için güçlü olmamıştır. Kadının ANA olması toprak gibi üretimin temeli olması. Ekolojik denge içinde doğanın dengesini koruyan unsurlardan biridir. ben nesli yok edilen hayvanları konu edinip çalışırken, bu bağlamda kadını dışında bırakamam. Çalışmalarımda onların verdiği tepkiyi yansıtıyorum. bi anlamda kadınla aynı oldukları için kişiliklerini özdeşleştiriyorum.”
 
Kübra Demir’in bakışı: Bu hayatta en çok kadınların parçalandığına inanırım. Ve o parçalı kadın umudunu yitirmez elindeki sembolik çiçeğiyle. Tablonun altındaki yuvarlaklar ne dediğinizi duyar gibiyim… Onlar ne mi? GÖĞÜS… Kadını anlatan en güzel organ… Hemen yanındaki kırmızılık ise haykıran bir kalp… Etrafındaysa farklı renkler onun hayatından kesitler… Beynin arkasındaki siyah noktaysa unutmak istediği ancak unutamadığı tümörü… Kesin koparılsa bile izi ve acıları kalacak türden… Tüm bu karamsarlık içerisinde o elde sıkı sıkıya tutulan çiçek var ya; umudun tüm olumsuzluklara rağmen hayata sarılmanın ve meydan okumanın tablolaşmışhâli.O ne bir kadın, ne de erkek! Onun cinsiyeti “İstanbul”
 

 Levent Elpen, Deniz ve İstanbul’un Çocukları başlığı altında topladığı görüşlerinde şöyle diyor: “İstanbul, iki dudağı bir türlü birbirine kavuşmayan, ağzı hep “yarı açık” duran ölümsüz bir kadın… Sekiz bin yıldır insanlığa bir şeyler söylemeye çalışıyor. Kâhin gibi de bir taraftan, üzerine basanın geleceğini hemen söyleyiveriyor. İnsan direniyor hep onun gelecekten haber veren fısıltılarına ama hep onun dediği çıkıyor. İnsan İstanbul’un iki dudağı arasında kayboluyor ve yeniden doğuyor… Deniz, İstanbul’un eteği ve iki dudağı arasında gel- gitlerle gidip geliyor… Deniz ve İstanbul, birbirlerine âşık. Hem de ne onunla, ne de onsuz türünden iflah olmaz bir aşk bu… İstanbul ve deniz, Deniz ve İstanbul… Mücadelelerde büyütüyorlar çocuklarını…”
 
Deniz Atay Wohlwend ise şunları düşünüyor: “Bu kent kadınla erkeğin sonu gelmeyen üstünlük savaşı ve asla bitmeyecek olan tutkusunda hayat bulur. Denizlerle çevrili iki yarımadadan oluşur İstanbul. Ancak kara, mavinin kendisine sunduğu rahatlığa ve bolluğa boyun eğmez ve hep çizilen sınırların dışına taşmaya çalışır. Başına buyruktur kent, kuralsız ve serseridir. İçinde yaşamayı seçen, bu kentle bir olmak onun bir parçası haline gelmek zorundadır, bu kent gibi düşünüp İstanbul’lu olmayı öğrenmelidir.”
İstanbul Fısıldar: Ben Bir Kadınım, karma sergisi, 6 Mart- 10 Mayıs 2015 arasında, e- lab Maçka’da…
 
Yer; Maçka Cad. Feza apt No: 1 (Giriş katı)-İTÜ Maçkanın karşısı
Teşvikiye/İstanbul
 
 

 


Ekleyen Bir Demet Nergis
Tarih 10.3.2015 23:00:40
Yazdır Yazdır
Okunma 979
Eklenen Yorumlar 
  • Diğer Başlıklar
  • ‘’CUMHURİYET’in IŞIĞINDA BEŞİKTAŞ’’ SERGİSİ AÇILDI
  • SO ART PROJECT & MUCİZEVİ YANSIMALAR
  • ’İKİ DOSTYÜREK, İKİ FIRÇA’’ Resim Sergisi
  • ‘’Zamansız, mekânız, yorumsuz’’ Bir Sergi
  • MARDİN’de İSTANBUL DÜŞLERİ
  • NEŞE SELİ BODRUM SERGİSİ
  • RENKLERLE İLK ADIM SERGİSİ
  • TATİL MODASI
  • Kuşadası ‘’HERYERDE HERKES İÇİN SANAT HAREKETİ ‘’
  • XXL ŞAPKALAR ALTINDA YAZ
  • Son : 10 Gösteriliyor | Devamı ->

     

           

    Bu websitesi 1360x768 pixel'de en iyi görüntüyü vermektedir. http://www.birdemetnergis.com/ ® 2013. Tüm Hakkı Saklıdır.      Site İçeriği İzin Almadan Kullanılamaz.   Tasarım: Linear Yazılım