Tabiatın şiiri hiç bitmez.  

 
MERİH YILDIZ “KENTİN TANIĞI 2″
 
İstanbul (Efece haber) Merih Yıldız, “Süreç olarak göndermeler” serisinin ikinci sergisi olan ” Kentin Tanığı 2 “ sergisi ile sanatseverlerle buluştu. “Etiler Key Art “ Project’te 7 Ocak- 5 Şubat 2016 da gezilebilen sergi, Merih Yıldız’ın kent serilerinin devamıydı. Mimar Sinan Üniversitesi’nde eğitim almış sanatçının, sanat kariyerindeki özgün sanat eserlerini izlemek isteyenler için bir fırsat oldu.
 
 
Resimlerinde kent insanına ait gözlemleri aktarırken anlık fotoğrafları çeken Yıldız dondurulmuş zamanda resmin teknik ustalıklarını arar. Yaşadığı kentin ruhuyla duygusal bir etkileşime giren sanatçı bu duygu durumunu tanıklıklar ve insanlar üzerinden göstermeye çalışır. Resimlerinde duygular ve lirizm ön plandadır. Sanatçının algısında kenti yaşayan bir canlı kabul eder. Yaşam, tiyatrovari bir atmosferde şehrin insanları aracılığıyla tekrar sahneye çıkarken;günümüzün kırgınlıkları ve kentsel sorunlar bu sahnedeki insan yüzlerinin kırgınlıklarıyla hayat bulur.
 
Merih Yıldız, ” Kentin Tanığı 2 “  sergisi için “Resimlerime yaşadığım kentin ruhundan bir şeyler aktardım. Karakterlerim kalabalığın içinden herhangi birimiz oldu. Kent insanının yaşadığı bilindik tekrarları biraz ironik, biraz şiirsel yaklaşımlarla ele alıp yakın ve uzaktan aşkı dostluğu yalnızlığı tuvale yansıttım. Bu sergi daha önceki sergiden farklı olarak kent yaşamındaki küresel iklim değişiklikleri, doğaya karşı ilgisizlik ve bireyin yalnızlığı gibi temalar etrafında yumuşak tepkilere dönüştü.” sözleriyle son sergisinde ne yapmak istediğini açıklar.
 

Prof. Kaya Özsezgin, Yıldız ile ilgili düşüncelerini  ‘’Son yıllarda yarışmalara verdiği resimleriyle Merih Yıldız, benim ilgimi çeken sanatçılardan biri oldu. Hazır ya da yanıltıcı kalıplardan kaçınıyor, kişisel yaklaşımında odaklanan bir resim tarzını benimsemiş olduğunu gösteriyordu. Söz konusu tarzı, bir kurguya yönelme gereği duymaksızın, doğal çevre konusunda gerçekçi bir yaklaşım düzeyinde değerlendirmek mümkün. Nitekim yaşama bakış yöntemini renge ve çizgiye aktarırken, kompozisyon karakterini ihmal etmiyor, örneğin çevresinden belleğine kazınan görüntüleri, anekdotik bağlamda değil, ilerde referans niteliğine bürünebilecek boyutlar içinde algılamaya özen gösteriyor, özellikle görüntünün detaylarına inmeksizin bütünü kapsayabilecek bir ifade türünü öne çıkarıyordu. Resmin ana elemanlarına bu anlamda öncelik vermesi, sanatsal kariyerinin kişilik bazındaki önemli noktasını yakalamakta tutarlı davrandığının da kanıtı oluyordu bu............. Bir İstanbul günlükçüsü kimliğine bürünerek yaşadığı çevreden aldığı izlenimleri tuvaline taşırken, salt yansıtıcı olma kolaylığına düşmekten kaçındığının da altını çizmeliyim. Burada sanatsal yorum endişesi, temel amaç oluyor onun için. Dolayısıyla bir resminin dip notunda, Goya’nın, aklın uyanışının güzel günlerin habercisi olduğu yolundaki sözüne atıfta bulunurken, bilinçli yorum endişesinin altını çizmiş oluyordu.
Sonuç olarak, Merih Yıldız’ın, bundan böyle izlenmesi gereken isimler listesinde yer alacağını düşünmek yanlış olmayacaktır.” şeklinde anlattı.
 
 
 

 


Ekleyen Bir Demet Nergis
Tarih 8.2.2016 22:50:56
Yazdır Yazdır
Okunma 779
Eklenen Yorumlar 
  • Diğer Başlıklar
  • ‘’CUMHURİYET’in IŞIĞINDA BEŞİKTAŞ’’ SERGİSİ AÇILDI
  • SO ART PROJECT & MUCİZEVİ YANSIMALAR
  • ’İKİ DOSTYÜREK, İKİ FIRÇA’’ Resim Sergisi
  • ‘’Zamansız, mekânız, yorumsuz’’ Bir Sergi
  • MARDİN’de İSTANBUL DÜŞLERİ
  • NEŞE SELİ BODRUM SERGİSİ
  • RENKLERLE İLK ADIM SERGİSİ
  • TATİL MODASI
  • Kuşadası ‘’HERYERDE HERKES İÇİN SANAT HAREKETİ ‘’
  • XXL ŞAPKALAR ALTINDA YAZ
  • Son : 10 Gösteriliyor | Devamı ->

     

           

    Bu websitesi 1360x768 pixel'de en iyi görüntüyü vermektedir. http://www.birdemetnergis.com/ ® 2013. Tüm Hakkı Saklıdır.      Site İçeriği İzin Almadan Kullanılamaz.   Tasarım: Linear Yazılım