Doğaya karşı işlenen bir suçun öcü, insan adaletinden daha zorlu olur  

SANATÇI YÖNÜYLE ABDÜLMECİD EFENDİ
 
Osmanlı Hanedanının tek ressamı Halife Abdülmecid Efendidir. Padişah Abdülaziz’in oğlu olan Abdülmecid Efendi 1868 yılında Dolmabahçe Sarayında doğmuş, 1944 yılında da Paris’te hayatını kaybetmiştir. Naaşı daha sonra Medine’de Cennetül- Baki kabristanına taşınmıştır.
 
Abdülmecid Efendi, Türk resim tarihinin önemli ismidir. Çünkü 19. ve 20. Yüzyılın başlarında sanat icra etmek çok zordu. O dönemde Osmanlılar, Selçuklulardan miras kalan minyatür sanatı üzerine çalışıyorlardı.19. yüzyılda Batı tarzı resim sanatı gelişmeye başladı. 3. Selimle sanata Osmanlı daha bilinçli el atmıştı.
Abdülmecid Efendi şehzadelere uygulanan disiplin içinde yetiştirilmiş ve sıkı bir eğitimden geçmişti. Ancak bu çok yönlü bir eğitimdi. Binicilik, avcılık, güreş, spor yanında piyano çalmak resim yapmak ve Fransızca öğrenmek, keman, piyano, viyolensel ve klasen konusunda da çok fazla bilgisi ve eğitimi de vardı.
Hem siyasi hem de sanatsal kimliği olan bir kişilikti. Abdülmecid Efendi adını sanatla duyurmuştu. Yeteneği ve öğrenme isteği ile dönemin yabancı ve yerli sanatçılarından ders almıştı. Bunların arasında Salvador Valeri’de vardı.
 
Baştan aşağı sanatla yoğrulmuş olan Abdülmecid Efendi, Osmanlı Ressamlar Cemiyetinin fahri Başkanlığını yapmıştı. 
 
Sanat başarısı yurt dışına ulaşan Abdülmecid Efendi Paris’te 1914 Salonu Sergisinde “Tarih Dersi” adlı eseriyle kabul edilmiş bir sanatçı.
 
1916 yılında ilk düzenlenen “Galatasaray Sergilerini “desteklemiş ve eserlerini burada sergilemiş. Daha sonra Şişli Atölyesinde üretilen eserler 1918 yılında Viyana’da ki Türk Ressamları Sergisinde de dört eseri ile katılmıştır. Bu resimler “ Otoportre, Harem’ de Goethe, Harem’de Bethoven, 1. Sultan Selim “ 
Sanatta figür resmine pek çok kişinin karşı çıkmasına rağmen Abdülmecid Efendi “ Avluda Kadınlar” eseri ile çıplak kadın figürleri yapmıştır.
 
Abdülmecid Efendi’nin her Çarşamba resim yaptığı ve o gün kimseyi kabul etmediği de bilinmektedir.
Yazları Anadolu yakasında bulunan 19. yy. da  Hıdivi İsmail Paşa tarafından yaptırılan daha sonra 2. Abdülhamid tarafından satın alınıp Abdülmecid Efendiye devredilen av köşküne gider, burayı sanat çalışmaları ve sanat toplantıları için kullanır.
 
Resimlerde işlediği konu yelpazesi çok geniştir. Hanedan mensuplarının, Osmanlı ve Fransız aydınlarının, tarihsel konuları ve hayvan betimlemeleri mevcuttur. Portre çalışmalarında canlı modeller kullanmış olup eserlerini yaparken fotoğraftan kareleme yöntemi kullanmıştır.
 
Kışın Fer ’iye Sarayında her yaz Bağlarbaşı Köşkündeki atölyesinde resim yapan Abdülmecid Efendi gibi sanat aşığı bir insanın, Bağlarbaşı Köşkünde sanat yapılıyor diye basılması herhalde Abdülmecid Efendinin kemiklerini sızlatmıştır diye düşünüyorum.
 
Görülüyor ki Osmanlı Dönemindeki sanata saygı, bu dönemde kalmamış gibi…
Sevgiyle kalın…
 
Belma Demir Akdağ
 

 


Ekleyen Belma Demir AKDAĞ
Tarih 28.10.2017 22:18:51
Yazdır Yazdır
Okunma 443
Eklenen Yorumlar 
  • Diğer Başlıklar
  • AŞKIN RENGİ ‘’KIRMIZI’’
  • ALDIRMAZLIĞIMIZ
  • Bir şarkı dinlerken...
  • Bir serum şişesine bağlı hayat
  • SANAL YALNIZLIK
  • Kalp içeri ye, Akıl dışarı ya kürek çeker…
  • SİNEMA’nın ALTIN ÇAĞI
  • Yalnızlığı sevdiğim anlar…
  • Sinema’nın babaları
  • CUMHURİYET MEŞALESİ
  • Son : 10 Gösteriliyor | Devamı ->

     

           

    Bu websitesi 1360x768 pixel'de en iyi görüntüyü vermektedir. http://www.birdemetnergis.com/ ® 2013. Tüm Hakkı Saklıdır.      Site İçeriği İzin Almadan Kullanılamaz.   Tasarım: Linear Yazılım