Her yıkıntı onarılabilir, doğanın yıkıntısı asla…  

Sevinç Şimşek/ İzmir (Efece Haber)- Kanada’da ki gururumuz olan Suluboya Sanatçısı Atanur Doğan; daha çok günlük yaşamın içinden figüratif çalışmalar.

Suluboya Ressamı Atanur Doğan’la Röportaj
Kanada’da ki gururumuz olan Suluboya Sanatçısı Atanur Doğan; daha çok günlük yaşamın içinden figüratif çalışmalar yapan bir sanatçımız.. Portrelerinde karakter ve ifadeler dikkat çekerken, figürlerde ellerin detaylı ve formlu anlatımını görüyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yaptığı büst çalışmaları çeşitli park ve meydanlarda bulunmaktadır. Zübeyde Hanım maskı, Karşıyaka’daki Anıt Mezarına konulmuştur.

Yurt içinde; İstanbul, Ankara, İzmir, Denizli, Nazilli, Dikili, Çeşme ve Kuşadası’nda, Yurt dışında; Paris, Zürich, London, Vancouver, Toronto, Edmonton, Calgary, Taipei, Seattle, Los Angeles, Portland ve New-York’ta kişisel sergiler düzenleyerek, dünyanın önemli müzelerinde araştırma ve incelemelerde bulundular. Sanatçıların resim ve heykelleri yurt içinde ve dışında çeşitli kolleksiyonlarda bulunmaktadır. Atölyelerini hem İzmir Güzelbahçe’de hem de Vancouver’da kuran çift, daha çok Kuzey Amerika’da olmak üzere çeşitli ülkelerde sergilerini gerçekleştirmekte, şu an Kanada’nın Vancouver şehrinde yaşamakta, çalışmalarını buradan sürdürmektedirler.
Röportaj:
Sevinç ŞİMŞEK
Mükemmel çalışmalarıyla tablolarını sanatseverlerin izlemekten zevk ve keyif aldıkları, sanat dalında yüzlerce öğrenci yetiştiren, Kanada’da ki gurumuz Sulu Boya Ressamı Sanatçı Atanur Doğan’la yapmış olduğum röportajı, sanatsever siz değerli okurlarımızla paylaşmak istiyorum.
- Sayın ATANUR, resim sanatının bilindiği üzere en zorlarından olan suluboya ressamı olmak sizce içinizdeki resim sevdasını bütünledi mi ve suyun boyayla dansı sizi nasıl etkiliyor, neler hissettiriyor?
 
- Sayın Şimşek, suluboya tekniği resim teknikleri içinde zor olanlarından olduğu gibi en çok heyecan verici ve yaratıcıkta sanatçının kapasitesine pozitif katkıları olan oldukça zengin bir tekniktir. Biliyorsunuz biz heykel eğitimi aldık daha sonra suluboya ile tanıştık ki ve bu tekniğe öylesine güçlü bir sevgi ile bağlandık ki yasam biçimimiz haline geldi. Suluboya tekniği resim sanatının en eski tekniklerindendir. Mağara devri resimlerine kadar uzanıyor. Modern çağda da kendinin ötesine çıkmaya çalışan ressamların Sevgili tekniğidir. Suluboya yapılış surecinde her an değişen, bir nevi canlı, yasayan bir tekniktir. Sürekli sürprizler yaşatır. Sanatçısı ve izleyicisi için mistik ve sihirli pencereler acar. Suluboya yaklaşık 25 yıllık deneyimimizle bizi biz yapan ailemizin bir parçası ve duygularımı dışa vurduğumuz diğer bir dilimiz oldu diyebiliriz.
- Yurt içi ve yurt dışında çalışmalarınız oluyor ve canlı performanslar, bu çalışmalardaki asıl amaç nedir ve hak etiği ilgiyi görüyor mu?
- Suluboya tekniği, 1900 lü yıllarda resim dünyasında biraz geride kalmış olmasına karşın 2000’li yıllarda görüyoruz ki hem üreteni hem de satın alanı bakımından her geçen gün güçlenerek artış göstermiştir. Bu gelişmenin hem Türkiye'de hem de dünyada paralel gittiğini görmekteyiz. Özellikle son zamanlarda amatör ressamların çoğalması kurslara ve workshoplara ilgiyi arttırıyor. Son yıllarda Dünyanın değişik yerlerinden Workshoplar vermemiz için teklifler alıyoruz. Şartlarımızın kabul gördüğü bazılarını gerçekleştirebiliyoruz. Bu etkinlikler bazen yüzlerce suluboya sevenlerinin katıldığı büyük salonlarda oluyor. sanırım bu yoğun ilginin nedeni Tekniğimizin bilinen suluboya tekniğinden farklılıklar göstermesi, flu, boyutsuz, uçuk teknik yerine, üç boyutlu birden çok tabakanın kullanıldığı orijinal bir üslup geliştirmiş olmamızın yanı sıra, bol su ve hızlı çalışmamız da etkiliyor sanırım.
- Sayın ATANUR sevgili eşiniz Asuman Doğan'ın da başarılı bir ressam oluşu sizin çalışmalarınızda etkili oluyor mu?
- Sevinç Hanım, sanatın üretilebilmesi için ortam ve cevre çok önemlidir. Özellikle hayata başlarken seçtiğiniz eş sizin mesleğinize ayırabileceğiniz zamanı da belirliyor sanıyorum. Bizim sansımız Üniversiteden itibaren birbirimizle çekişen yarışan yerine yardımcı olan ve aynı amaca aynı duygularla emek koymuş bir çift olmamızdır. Evliliğimizin yirmi beşinci yılına yaklaşırken arkamızda bıraktığımız sürenin Sanatla ve üretimle dolu dolu geçtiğini görüyoruz. ayni zamanda çocuklarımıza da sanatçı olmaları için uygun ortamı yaratabildiğimize inanıyoruz. Bu pozitif etkileşim isimizin gerçekten yasam biçimimiz olmasına neden oluyor ayni müzelere gidiyor ayni Sergileri geziyor ayni ortamlarda bulunmayı tercih ediyoruz. Bütün gününün sanata vermek isteyen biri için bundan daha güzel bir fırsat olabilir mi?
- Heykel çalışmalarınız çeşitli yerlerde görülmekte bu konu dada takdire şayan çalışmalar yaptınız bu çalışmalarınız yurt dışında da ilgi görüyor bu bağlamda kendinize bir hedef belirlediniz mi?
- Sayın Şimşek, heykel çalışmak her ressamın yapması gereken bir eğitim sureci olmalı diye düşünüyoruz. Tarihe de baktığımızda büyük ustalar hem heykel hem değişik tekniklerde eserler üretmişler. Heykelle üç boyutlu sanat üretme iki boyutlu çalışmalarımıza çok güçlü bir görme algılama ve düşleme yetisi kazandırdığına inanıyoruz. Heykel geçmişimizin Suluboyalarımıza üç boyut ve desen gücü vermiştir. Üretme sureci ve bu günkü sıkça yer değiştirmemizi gerektiren yasam seklimiz, istediğimiz ölçüde heykel çalışmalarımızı sürdürmemize fırsat vermiyor. Bununla birlikte her ortamda üretebildiğimiz sanat severlerin de yoğun ilgisini aldığımız Suluboya çalışmalarımızı öncelikli olarak yürütüyoruz.
- Yurt içinde ve dışında da atölyeniz var, atölyeleriniz de yetiştirdiğiniz öğrencilerinizle sergileriniz oluyor mu? Oluyorsa bu ortamda neler hissediyorsunuz?
- Biliyorsunuz öğretmen yetiştiren Buca Eğitim Fakültesi Resim Bölümünden mezun olduk. 5 yıl süreyle de Milli Eğitimde çok severek yaptığımız öğretmenlik görevini sürdürdük. 1993 yılında Kanada’ya göçme macerasıyla öğretmenliğe ara verip, sadece sanatımızla geçimimizi sağlamaya çalıştık. Öğretmenlik, bilgi ve tecrübemizi paylaştığımızda kutsal sayılacak duygular ve hazlar aldığımız bir meslekti. Son 12-13 yıl içinde bulabildiğimiz her fırsatta kısa workshoplar yada uzun sureli dersler verdiğimiz birçok öğrencimiz oldu. Bu arkadaşlarımızla birlikte sıkça sergiler yaptık. Bu ortak duygu ve heyecanı paylaştığımız arkadaşlarımızın bizimle çalışmaya başladıktan sonra gösterdikleri gelişmeyi görmek müthiş bir duygu. Hem Türkiye’deki hem Kanada’daki gruplarımız bir birine çok benzeyen samimi, sıcak duygularla sahip kaliteli arkadaşlardan oluştu. Sanırız bu anlamlı güzel ortamlarda bilgi ve heyecanı paylaşmayı yaşımızın çok ileri dönemlerinde de sürdüreceğiz.
- Sayın ATANUR Kanada da yaşıyorsunuz bu zor olmuyor mu, ne şekilde bir çalışma uyguluyorsunuz?
- İki ülke vatandaşı olarak yasamak sanki yazlık ve kışlık iki yeriniz var, Ailecek günü geldiğinde diğerine giderek güzelliklere kaldığınız yerden devam edeceksiniz gibi bir duygu.. Yaklaşık 18 senedir bulunduğumuz Kanada’dan maddi ve manevi çok şey aldığımıza inanıyoruz. Kendi işimizi yaparak geçiniyor olmamız bize bağımsız hareket edebilme yetisi kazandırıyor. Bazı yıllarda Türkiye’de yasayarak çocuklarımızı okula yollayabiliyor, kendi ana kültürümüzle de beslenmelerini sağlayabiliyorken işimizi Türkiye’de de yürütebiliyoruz.. Bu arada sergiler ve workshoplar bahanesiyle Dünyayı gezme imkanı buluyoruz. Diğer kültürleri tanıyarak farklı ırklardan ve kültürlerden dostlar edinerek bu zenginleşmeyi resimlerimize yansıtma şans buluyoruz.
-Sayın ATANUR, verdiğiniz bilgiler için, Efece Haber İnternet Gazetemiz ve şahsım adına çok teşekkür ederim.
- Ben teşekkür ederim Sayın Şimşek, bana bu fırsatı verdiğiniz için. Eşim Asuman ile birlikte, gazeteniz aracılığı ile her zaman özlemini duyduğumuz ve gönlümüzde yaşattığımız Türkiye’deki dostlarımıza, öğrencilerime ve bütün sanat camiasına Kanada’dan selam ve sevgilerimizi iletiyoruz…
Atanur Doğan'la ilgili fotoğraf kareleri :
Atanur eşi Asumanla Kanada'daki evinin bahçesinde
Atanur, ressam eşi Asuman Doğan'la
Atanur Doğan’ı kısaca tanıyalım.
Atanur Doğan, 1964’te Kars’ın Selim ilçesine bağlı şirin bir Türkmen köyü olan Katranlı’da doğdu. Doğan ailesinin sekiz çocuğundan en küçüğüdür. Atanur daha bir yaşında iken aile İzmir’e göçtü. Resme çocukluğundan beri büyük ilgi duyan Atanur, ağabeyi okul ödevleri için resimler yaparken ona gıpta ile bakıyor, kendisi de "Ağabeyim gibi çizebilir miyim?" diye içinden düşünürdü. Eline geçirdiği kırık tuğla parçalarıyla komşu duvarlarına resimler yapar, mahalleliden azar işitirdi. İlkokul sıralarında yaptığı bir resim, öğretmeninin dikkatini çekti ve ona daha sonra hiç unutamayacağı şu sözleri söyledi: "Atanur, sende resme karşı olağanüstü bir kabiliyet görüyorum. İleride iyi bir ressam olabilirsin." Bu onun için sürekli motive olduğu unutamadığı bir övgüydü. Bunu ortaokul sıralarında resim öğretmenlerinden aldığı destek izledi.
Daha sonra Gültepe Ticaret Lisesine devam etti. Güzel anılarının olduğu lise yıllarında onu en çok üzen resim derslerinin okulda olmamasıydı. Lise son sınıfta o sadece ressam olmayı düşünüyordu. Ressam olma hayaliyle, Güze Sanatlar Fakültesi’nin yetenek sınavlarına hazırlanıyordu. İzmir Resim Heykel Müzesi’nde altı ay süren kurslara katıldı. Bu hazırlıkla lisede alamadığı resim eğitiminin yerini doldurmak istiyordu.

İstanbul, Mimar Sinan Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi’nde okumak onun hayaliydi. Ailesinin ekonomik imkânları onun İzmir dışında okumasına olanak vermiyordu. Güzel Sanatlar Fakültesi sınavlarında başarılı oldu. Aynı günlerde Buca Eğitim Fakültesi Resim Bölümü’ne girdiği sınavı birincilikle kazandı.
Buca Eğitim Fakültesi’nde okumayı tercih etti. Çünkü bu fakülte mezuniyetten sonra sanatçılığın dışında, orta öğrenim kurumlarında resim öğretmenliği yapma olanağı da sağlıyordu.


Ekleyen Bir Demet Nergis
Tarih 5.2.2013 17:20:51
Yazdır Yazdır
Okunma 2135
Eklenen Yorumlar 
  • Diğer Başlıklar
  • ‘’CUMHURİYET’in IŞIĞINDA BEŞİKTAŞ’’ SERGİSİ AÇILDI
  • SO ART PROJECT & MUCİZEVİ YANSIMALAR
  • ’İKİ DOSTYÜREK, İKİ FIRÇA’’ Resim Sergisi
  • ‘’Zamansız, mekânız, yorumsuz’’ Bir Sergi
  • MARDİN’de İSTANBUL DÜŞLERİ
  • NEŞE SELİ BODRUM SERGİSİ
  • RENKLERLE İLK ADIM SERGİSİ
  • TATİL MODASI
  • Kuşadası ‘’HERYERDE HERKES İÇİN SANAT HAREKETİ ‘’
  • XXL ŞAPKALAR ALTINDA YAZ
  • Son : 10 Gösteriliyor | Devamı ->

     

           

    Bu websitesi 1360x768 pixel'de en iyi görüntüyü vermektedir. http://www.birdemetnergis.com/ ® 2013. Tüm Hakkı Saklıdır.      Site İçeriği İzin Almadan Kullanılamaz.   Tasarım: Linear Yazılım