Doğaya karşı işlenen bir suçun öcü, insan adaletinden daha zorlu olur  

‘YAKIN DÜŞENLER’ Heykel Sergisi
 
 
Double Tree by Hilton’da Şeli Sanat Art Project Organization işbirliğiyle tüm sanatseverlerle buluştu.
.
Gündelik yaşam alanlarında sanatsal çözümler öneren proje kapsamında açılan sergiler ‘Her otele sanat’ sloganıyla etkinliklerine devam ediyor.
 
Malik Bulut, eserini şöyle tanımlıyor: “Mermer… Duygularla dolu bir taş; bir kadın gibi:
Duyarlı, kırılgan ve bir o kadar da dirençli ve asil. Asla terk edemeyeceğim, benim sevgili taşım; zamanı içinde saklayan. Mermer hep bekler – rahmindeki imgelerin sabırsızlığına rağmen – sabırla… Sonra ben ona dokunur, onu hissederim; içinde sakladığı mükemmel ve biricik öze ulaşmak için. Çalışırken mermerden gelen ses, koku, dağılan ve birleşen parçalar bana tarifsiz bir haz verir. İşte, mermeri yontarken hep bir sessizliği bozduğumu düşünürüm. Mermerin toprağın altında beklerken ki sonsuz sessizliğini bozduğumda, onun hayata kavuştuğunu ve o derin sükûtundan bir müzik yükseldiğini duyarım.”
 
Cemil Güç, çalışmalarında genel olarak yontu tekniğini kullanmaktadır. Anlatım dili olarak izleyiciyi basit alışılmış nesleler kullanarak, zamanı-zamansızlığı, neden-niçini, olur mu-olmaz mı gibi zihin kurcalayıcı sorularla başbaşa bırakmayı amaçlamaktadır.
Dinçer Güngörür’ün yapıtları, teknik çözümleme açısından, taş yontu dıştan içe bir eylemolma özelliği ile sonsuz olasılıklar içeren bir malzeme karakterine sahiptir. Yontulmaya başlanmadan önce bir taş kütlesi tüm duygu ve formları içerisinde barındırma potansiyelini taşır. Sanatçı, tüm bu ihtimaller arasından kişisel deneyimleri ve beğenileri doğrultusunda seçimler yapar. Bu seçimler sanatçının anlatım dilini ortaya koyarken, maddesel dışavurumlarını da bize heykel olarak sunar. Bu yaratı süreci içerisinde kuşkusuz bilinçli bir eylem ortaya konulur.Tam da bu bağlamda, sanatçı üretimlerini hayata geçirirken taş gibi maddesel yoğunluğu fazla olan bir malzeme kullanırken, konularını insanı, var olduğu günden bugüne şekillendiren duygu durumlarından alır. Sadeleştirilmiş biçimlerle taşa hükmederken en yoğun duygu hallerini heykel isimlendirmesinde kullanarak, madde ve ruh dengesi kurmayı amaçlar.
Kadriye Kantık “Heykelde öncelikli problem form ve biçim geliştirmek olmalı, yaratım sürecinde en önemli nokta çok boyutlu düşünebilmek ve heykelin mekanla olan ilişkisini iyi kurgulayabilmektir
Yakın düşenler sergisi için ürettiğim heykeller, doğanın kendi neden - sonuç ilişkisinde ortaya çıkan anlık durumlardan izler taşıyor. Birbiri ile ilişki içinde olan “etki” ve “tek bir damla” isimli heykeller , doğadan iyice kopmuş modern insanın , gündelik hayatında artık hissedemediği kimi “an” ların temsilleri olma arzusunda..
 
Serdar Kaynak
Madde-form-fonksiyon üçlüsünün bileşkesini önemli ve gerekli bulan Kaynak, heykellerinde maddenin doğasına sadık kalarak, onları zorlamadan düşsel gerçeklerden nesnel gerçeklere dönüştürmenin yollarını arar.
Oluşturmaya çalıştığı ikilemlerde biçim kontrastlıkları arasındaki denge güçlü bir ifade oluştururken, dingin ama iç dinamizminden aldığı enerjiyle, hareket etkisi sağlar. Heykel de ne, niçin gerekiyorsa öyle düşünür ve bunu denerken hiçbir şeyden kaçınmaz. Heykellerini isimlendirmesi de kendisinin yaşam içindeki ve karşısındaki tavrının ipuçlarıdır. İnsandan, zamandan ve tarihten yanadır.
Sanatçı, yeniliği ve değişimi savunurken, savrulup giden zaman içinde ve sanallaşan bir dünyada, soyut değerleri heykelleştiriyor, içinde bizi bulduğumuz; zamanla değişerek ve gelişerek…
 
Tuğrul Selçuk
Anadolu Medeniyetlerinin kültürel miraslarından "idol" ve "Kibele " leri kullanarak yeniden yorumluyorum. Geleneksel heykel malzemesiyle ( mermer, bronz ve ahşap) çağdaş sanat dilinin olanaklarını kullanarak ,toplumsal sorumluluk ve sanatçı duyarlılığıyla sosyal konularla heykellerimin biçimini oluştururken estetik ve işçilik kalitesine de önem veriyorum.
Gökhan Taş, bugüne kadar yaptığı heykel çalışmalarında değişik teknikler kullanarak kendisine çıkış noktası aradı. Yıllardır sürdürdüğü çalışmalarda edindiği toplumsal kaygıları tek bir noktaya toplayarak ortak tema olan KADIN 'ı ele aldı. Sanatçı eserlerini şöyle ifade ediyor: “İnsan yüzü çoğu zaman ifadelerin vitrinidir. Çoğu zaman... . Hele ki söz konusu olan kadın bedeniyse, "şimdi" dediğimiz o anda kadın bedeninin sahip olduğu form gerçeği açıklamaktan ziyade tam tersi gerçeği saklamak içindir asıl. O formun ardındaki şeyin ayak izleridir görecekleriniz.”
Ayla Turan yapıtlarının her birinde, ilk bakışta rastlanan ortak temel özellik,
samimi bir çocuksuluk. Kütlesel formun beklenmedik unsurlarla buluşmasıyla ifadesini
bulan espri, yapıtın temelinde yatan kavramı ‘meraklısı’na saklarken, izleyenin heykelle
istisnasız bir sempati ilişkisini kurmasını sağlıyor. Bu da kavramsal yontunun en hayati
gereksinimlerinden biri olan ‘ilgi çekme’ sorunsalını çözüyor ki, yaşsal, sınıfsal ve kültürel
örtüler birden atılıyor, izleyen yapıta yaklaşmak, dokunmak, arkadaşı olmak istiyor.
Ayla Turan’ın izleyenle kurduğu ilişkinin ikinci boyutu da yapıtla zaman geçirdikten sonra
ortaya çıkıyor.‘Meraklısı’ Turan’ın derinden sorgulayıcı dünyası ve düşünsel yaklaşımını
aktardığı simgeleri ayrıştırırken, ‘meraksız’ ise yapıtı sahiplenip kendince tamamlamak
arzusuna kapılıyor.
.
* Harika ÖREN (Efece Haber)
 

 


Ekleyen Bir Demet Nergis
Tarih 21.12.2013 21:16:51
Yazdır Yazdır
Okunma 1148
Eklenen Yorumlar 
  • Diğer Başlıklar
  • ‘’CUMHURİYET’in IŞIĞINDA BEŞİKTAŞ’’ SERGİSİ AÇILDI
  • SO ART PROJECT & MUCİZEVİ YANSIMALAR
  • ’İKİ DOSTYÜREK, İKİ FIRÇA’’ Resim Sergisi
  • ‘’Zamansız, mekânız, yorumsuz’’ Bir Sergi
  • MARDİN’de İSTANBUL DÜŞLERİ
  • NEŞE SELİ BODRUM SERGİSİ
  • RENKLERLE İLK ADIM SERGİSİ
  • TATİL MODASI
  • Kuşadası ‘’HERYERDE HERKES İÇİN SANAT HAREKETİ ‘’
  • XXL ŞAPKALAR ALTINDA YAZ
  • Son : 10 Gösteriliyor | Devamı ->

     

           

    Bu websitesi 1360x768 pixel'de en iyi görüntüyü vermektedir. http://www.birdemetnergis.com/ ® 2013. Tüm Hakkı Saklıdır.      Site İçeriği İzin Almadan Kullanılamaz.   Tasarım: Linear Yazılım