Doğaya karşı işlenen bir suçun öcü, insan adaletinden daha zorlu olur  

Cansuyum (III)
 
Cansuyum (III)
 
         Yorgun sabahlarımın güzel rüyası merhaba…

Uzak iklimlerin masum çocuğu merhaba. Sılasına kavuşamayan, herhangi bir ezgide ve hatta teneke çalsalar ağlayan yürek merhaba…

Ey! Kalp sızısı, ey! Yüreğimin güzel kızı merhaba. Umudun mavi yolculuğunda ellerimi kanatan, geceler boyu gözlerime kan oturtan ve olur olmaz ağlatan can merhaba…

Yurdumun gelinciği, kalbimin tek seçeneği, açmamış goncam ve yüreğimin yüksek sırtlarında kardelen, baharım, yazım, yazgım, tek gerçeğim merhaba…

Gün batımlarım, doğumlarım, gurbetim, sılam, bütün sancılarım, ayrı kalmalarım, üzüntülerim, sevinçlerim, gökte yıldız, yerde toprağım, ilk bakışım, ilk sevdam, sevecenliğim, el değmezliğim, dalım, kolum, köküm ve de her şeyim olan her şey merhaba…

Ateşlerime yağan karım, yaralarıma değen diğer yarım, merhemim, ilacım, deli tayım, kısrağım ve de can ocağım, asla ayrılamayacağım cansuyum merhaba…

Kırık dökük ezgilerimin bacısı, yalnızlığımın anası, uykusuz gecelerimin tek şefkati, içimin, dışımın vicdanı, kalburüstü zamanlarımın tek can yoldaşı merhaba…

Çıktığım yolların başı ve sonu merhaba. Şarkılarım, türkülerim, şiirlerim, horonum, halayım, zeybeğim, çayda çıram merhaba. İlk alfabem Elif’im, la sesim, ilk tümcem, tek sözcüğüm, baştan aşağı adamlığım, sevdalığım, duruşum, kayboluşum, susuşum, kalbimdeki tespihim Elif’im, cansuyum merhaba…

Kaşımdan gözüme giden tek yol, gözümden yanağıma düşen tek zor, dışarıdan içime çektiğim tek kor ve yangınlarımı söndüren tek dur cansuyum; biliyorum yazmakla olmuyor, biliyorum söylemekle dinmiyor acılar ve ne yaparsam yapayım, ne anlatırsam anlatayım, sarmayınca kollarını, görmeyince gözlerini ve aynı yastığa düşürmeyince yürekleri, bastırmayınca sımsıkı göğsüne başını, öpmeyince, koklamayınca tenini biliyorum kesmiyor hasreti, dindirmiyor hiçbir özlemi cansuyum…

Fakat ne yaparsın, ne söylersin, elden ne gelir yüreğinin gurbetine düşmüşüm, yazının kışına kalmışım, dallarının en incesine basmışım, kırmışım, kırılmışım cansuyum ve sonra en duldasına düşmüşüm gönlünün, unutulmuşum, kurutulmuşum, kurtulmuşsun cansuyum…

Bitmeyen özlemimle, her dem sevgimle, içimin ateşiyle, kalbimin tek yenilgisiyle, gözlerimden düşenlerle, dudaklarımla mühürlerim bir gün ardıma düşüp geleceğin, bir gün kavuşacağımız ama asla ayrılmayacağımız vuslatımızı…

Seni seviyorum.

 

 


Ekleyen Murat İNCE
Tarih 2.4.2014 14:35:21
Yazdır Yazdır
Okunma 1221
Eklenen Yorumlar 
  • Diğer Başlıklar
  • AŞKIN RENGİ ‘’KIRMIZI’’
  • ALDIRMAZLIĞIMIZ
  • Bir şarkı dinlerken...
  • Bir serum şişesine bağlı hayat
  • SANAL YALNIZLIK
  • Kalp içeri ye, Akıl dışarı ya kürek çeker…
  • SİNEMA’nın ALTIN ÇAĞI
  • Yalnızlığı sevdiğim anlar…
  • Sinema’nın babaları
  • CUMHURİYET MEŞALESİ
  • Son : 10 Gösteriliyor | Devamı ->

     

           

    Bu websitesi 1360x768 pixel'de en iyi görüntüyü vermektedir. http://www.birdemetnergis.com/ ® 2013. Tüm Hakkı Saklıdır.      Site İçeriği İzin Almadan Kullanılamaz.   Tasarım: Linear Yazılım