Doğa bekçiyle değil, sevgiyle korunur.  

Cansuyum (IV)
 
 
         Ömür bir yapboz tahtası olmuş. Nefes almak adetten yani yaşamak saymaktan gülüm. Yoksan sahiden yaşadım mı sayarsın?

Gözlerim görmeseydi, mevsim dönmeseydi, kimseler bilmeseydi, söyle gülüm; “aşk ölmeseydi, böyle deliye çevirmeseydi hayat, sahiden neyi eksilirdi?”

Ne olur kendine eziyet etme, ne olur beni düşünme. İyiyim gülüm... İyiyim... “Adetten” deme, “iyiyim deyip gitme” deme. Başka ne çare var ki gülüm...

İyiyim... Öperim o beni gören asil gözlerinden cansuyum…

Antik çağdan bu yana ne yaşanmışsa ve mitolojide ne varsa, sen ile bende yerle bir olacak ve elbette aşkın bu yakası, bu farkı 2012 Ekim’de senle beni yani bizi yazacak, bizi anlatacak sonra bütün aşk tanrıları bizi kıskanacak...

Elbet nice vuslatın bağrıda kanamıştır... Kolay olmamıştır, Kaf dağını aşmak. Kolay olmamıştır Nirvana’ya giden yolda kavuşmalar. Sevmek hangi çağda, aşk hangi zamanda kolaydı ki cansuyum?

Ölümler birer ikişer inerken şehirlere, sevmeler yarım kaldı, “aşk” hep suskun. Hep içine kanadı feryat figan. Zaman her yerde erirken ve zaman ayrı bırakıp sadece nefes aldırırken yaşamak sahiden zordur. Zordur dar muhitlerde tek başına kalmak ve herşeye tek başına katlanmak, çare aramak. Bilirim gülüm uzakların bütün türkülerini, içinden seni parçalayıp geçip giden nehirlerini. En çok sen boğulursun, en çok sen kalırsın sudan çıkmış balık gibi...

Senli nice duyguyu bastırdığım şu son günlerimde kaç defa basıp gelmek, kaç defa oraları yıkıp seni alıp koparmak istediğimi sakın sorgulama. Emin ol bu bile delirtiyor beni. Yani yapamamak... Yani bir defa bile senin aklına olumsuz düşmek. Düşünmüyor beniyi düşlemen... En büyük kâbusumdur cansuyum.

Gün doğuyor doğudan bulutların arasından. Sanki gözlerin bana çevrili. Öyle dik, öyle mağrur, öyle hüzünlü... Ey! Geç bulduğum sevgili; ne olur üzülme...

Gülüşüne ipotek bıraktığım her sözcüğüm, her tümcem için binlerce kez özür dilerim cansuyum. Biliyorum aydınlığın müjdecisi serçelerin sesiyle beklediğini beni. Yüreğimden geldiğince yanında, kiralık anlarımdan çaldıklarımla huzurundayım. Ne olur affet beni. Elimde olsa saatlerce sana yazardım, kaybolduğum sokaklardan, cismimi ve kimliği yitirdiğim caddelerden, şehirlerden, her yerden beni sana yollardım...

Ah! Sevgili nice aşkın bağrı işte bu yüzden kanar ve sakın unutma! Aşk en çok kanarken yakışır aşıklara...

Öperim haram tutmayan gözlerinden gülüm...

 

 


Ekleyen Murat İNCE
Tarih 16.4.2014 11:45:38
Yazdır Yazdır
Okunma 1191
Eklenen Yorumlar 
  • Diğer Başlıklar
  • AŞKIN RENGİ ‘’KIRMIZI’’
  • ALDIRMAZLIĞIMIZ
  • Bir şarkı dinlerken...
  • Bir serum şişesine bağlı hayat
  • SANAL YALNIZLIK
  • Kalp içeri ye, Akıl dışarı ya kürek çeker…
  • SİNEMA’nın ALTIN ÇAĞI
  • Yalnızlığı sevdiğim anlar…
  • Sinema’nın babaları
  • CUMHURİYET MEŞALESİ
  • Son : 10 Gösteriliyor | Devamı ->

     

           

    Bu websitesi 1360x768 pixel'de en iyi görüntüyü vermektedir. http://www.birdemetnergis.com/ ® 2013. Tüm Hakkı Saklıdır.      Site İçeriği İzin Almadan Kullanılamaz.   Tasarım: Linear Yazılım